Çare Danışmanlık ve Org.Hizm.Ltd.Şti

Ülkemizin kalkınması, KOBİ'lerin kalkınmasından geçer ...
gallery/care-logo-kucuk

Danışmanlıklar

 

Endüstri 4.0 ve bunun devamında Pazarlama 4.0 başlamış bir yolculuktur. İşletmeler için bu süreçlerin dışında kalmak gibi bir seçenek görünmüyor. Bu anlamda işletme yöneticilerine yeni devrimin fırsatlarından en iyi şekilde yararlanmak, tehdit ve riskleri minimize edecek önlemler almak, önceden davranmak konusunda çok önemli bir rol düşüyor.

 

İşletmeler, küresel rekabette yenilikçi ve rekabetçi motifler ile işletmenin genetik kodlarında değişiklik yaparak sürdürülebilir bir sistem oluşturmalı. Bu noktada, kurum değerini yüksek tutabilmek, bilişim teknolojileri ile işletme kaynaklarının hızlı ve verimli bir şekilde uyumlaştırılması önem kazanıyor.

Küresel rekabette işletmeler, ürünlerini ve üretim yöntemlerini teknoloji tabanlı olarak güncellemeli, müşterilerini memnun etmek ve rekabet avantajı sağlamak için yenilikler yapmalı, üretim ve teslimat yöntemlerini iyileştirmeye, pazar dinamiklerini yeniden yapılandırmak için teknolojik yeniliklereaçık olmalı,dünya pazarlarını takip ederek kendisini, ürünlerini, yöntemlerini ve süreçlerini pazara kademe kademe adapte etmeliler.

 

Her İşletme Kendi Kâr Denklemini Kurmalıdır !

‘İşletmelerde Üretim Yönetimi’ konusu incelendiğinde, uzmanlar, danışmanlar, öğreticilerin görüşleri ve yayınlara göre, konuların genel çerçevede şu başlıklar altında toplandığı görülmektedir:

1.Üretim yönetiminde temel kavramlar 2.Üretim sistemleri 3.Ürün tasarımı 4.Talep tahminleri 5.Teknoloji seçimi 6.Fabrika yerinin seçimi 7.Fabrika (işyeri) düzenleme 8.Lojistik yönetimi 9.Kapasite planlaması 10.Tamir-bakım planlaması 11.Stok kontrolu 12.İş analizleri 13.Üretim planlama ve kontrol 14.Kalite kontrol 15.Ücret yönetimi 16.Prodüktivite (Üretkenlik)

Bütün bu başlıklar, uzun çalışmalar sonucu oluşturulmuştur ve batılı araştırma kurumlarının önderliğinde geliştirilmiş, her birinin önemi çeşitli uygulamalarda ele alınmış, sınanmış, başarılı sonuçlar elde edilmesinde yararlar sağlamıştır.

Konular dikkatle ele alındığında görülmektedir ki, bir nokta hep gözden kaçmıştır; çok bildiğimiz, fakat elle tutamadığımız bir şey.

Aslında yukarda bahsedilen konuların tamamında, gerektiği gibi çalışmalar yapılsa, hangi işletme istemez?

Fakat kimsenin buna enerjisi, parası, zamanı yok. Bütün bu çalışmaların yapılması diye bir gündem yok. Peki gündem ne?

İşte yukarda gözden kaçan dediğimiz, aslında gözden kaçmayan, ama ‘yarın güneş doğacak’ demek bize nasıl anlamsız, ya da gereksiz geliyorsa, onun gibi bir şey.

Sanki şöyle bir yanılsama var: Bir işletme, lojistik yönetimi için var. Ya da kalite kontrol için. Ya da üretim planlama ve kontrol yapmak için kurulmuş.

Hâlbuki bütün bunlar, bu teknikler birer ‘araç’tır, ‘amaç’ değil.

Bu çok önemli; yani bunların birer araç olduğunu anlamak ve ortaya koymak.

Şimdi amaca gelelim.

Evet, işletmeler ne için vardır? Neden bu kadar uğraşırlar?                       

Kâr için.

İşletme yöneticileri verdikleri kararlarda bunu hep gözönüne alırlar, ancak doğru soru şudur:

Yürüyen sistem, bütünsel olarak kârlılığı hedef almış mı, ona uygun mu dönüyor?

 

Bir Türk KOBİ'sinin Global Rekabette Şansı,  ancak ve ancak, Modern İşletmecilik Teknikleri'ni kullanmasından geçer.

Çeşitli çalışmalar vesilesiyle ziyaret etmiş olduğumuz KOBİ'lerimizin büyük çoğunluğu, bu tekniklerin neredeyse hiçbirini kullanmıyor.

 

Siz, eğer böyle bir karar verir de, rakiplerimden nasıl bir adım öne geçerim derseniz,

Eğer işletmenizde Üretim Yönetimi tekniklerini kullanırsanız:

1-İşletmenize ait bütün verilere hâkim olursunuz. Buna göre geleceği tahmin edebilirsiniz. Üretiminizi, satınalmanızı, satışınızı, terminlerinizi, herşeyi planlayabilirsiniz.

İşletmenizde herhangi bir değişiklik yapmak istediğinizde neyin nasıl etkileneceğini öngörebilirsiniz, ona göre, daha en baştan önlem alabilirsiniz.

2-İşletmenizde herhangi bir şey aksadığı zaman, bir makina biraz fazla fire verdiğinde, bir vardiyada üretim düştüğünde, bir makinanın ayar zamanı uzadığında hemen bunu anlama ve anında müdahale etme olanağı bulursunuz. Sipariş gecikmeden önlem alabilirsiniz.                                                             3-Ayrıntılı maliyetlerinizi bilirsiniz. Bunu bilince, maliyetin nerelerden düşürülebileceğini ve bunun için izlenecek yolları bulabilirsiniz. Sürekli yaşar maliyet, canlıdır. Gerçekte her şey maliyettir, bunu daha iyi görürsünüz.

4-Her şey belirlidir, tanımlıdır. Herhangi birisi o gün işe gelmese de, en başta patron dahildir buna, o gün işler aksamaz. Herkes bilir ne yapacağını.

5-Verimlilik ve performanslar sürekli takip edilir. Aksayan noktalar belirlenir ve iyileştirme olanağı bulunur. Rakipler veya dünya verileriyle karşılaştırılır. İşletmenin geleceğine daha sağlıklı yön verilebilir.

6-İşletme içinde tatlı bir stres olur: bir bölüm, diğer bölümden hep bir şeyler talep eder. Birbirinin müşterisidir herkes. Nihai, gerçek müşteriyi temsil eder herkes kendi yönüyle.

7-Kapasiteler, kapasite dengelemeleri, darboğazlar kağıt üzerinde her şey mevcuttur. Basit, kolay kalem oyunlarıyla, alternatif uygulamaların ne sonucu olacağı anında hesaplanır, hem de sıfır maliyetle. Buna göre ayakları yere basan kararlar verebilir yöneticiler.

Eğitimler

 

KURUMSAL AÇIK EĞİTİMLERİMİZ

  

Hedeflerle Yönetim ve Liderlik 

07.Mart.2020

Aile şirketlerinde Yönetim ve Kuşaklar arası Yönetim devri

08.Mart.2020

Etkili  İletişim Teknikleri

05.Nisan.2020

Proje Döngüsü Yönetimi( PCM)

11-12/Nisan.2020

Ulusal ve AB (Uluslararası)  Mali Yardımları

25.Nisan.2020 

Proje Fikri Geliştirme ve Mantığı  Benimseme

26.Nisan.2020

Eğitim ücreti, eğitim gerçekleşmeden önce peşin olarak Çare hesabına yatırılmaktadır.

Açık eğitimlerimiz, yeterli sayıda katılımcı ile gerçekleştirilmektedir.

Gerektiğinde aynı eğitimler kurum içi olarak verilmektedir.

 

(Gündemdeki hibe programları için hiiibem.com 'u ziyaret edebilirsiniz)

 

 

Yenilikçi KOBİ'ler

Yapılan araştırmalarda;

-Ekonomide rekabet gücünün artırılması, yenilik ve girişimciliğin geliştirilmesi ile istihdam oluşturulması açısından KOBİ’lerin verimlilik artışı, büyüme ve kurumsallaşma ihtiyacı devam etmektedir.

-KOBİ’lerinin küreselleşmeden kaynaklanan yüksek rekabete ayak uydurma, yeterli sermayeye sahip olma, yenilikçi projeler üretme, ortak iş ve proje geliştirme gibi hususlarda güçlendirilmeye ihtiyaçları vardır.

-KOBİ’lerin rekabet güçlerinin artırılarak ekonomik büyümeye katkısının yükseltilmesi temel amaç olup hızlı büyüyen veya büyüme potansiyeline sahip girişimler ile ürün, hizmet ve iş modeli açılarından yenilikçi KOBİ’lerin desteklenmesi gerekmektedir.  

 

 

Yenilikçilik, çevresel değişikliklere uyum sağlayarak işletmenin sürdürülebilir olması ve ayakta kalmasına yardımcı olmaktadır. Bunun için bir işletmenin yenilik yapma alanları şunlar olabilir;

-Pazar Payını Artırmak

-Ürün/Hizmet Kalitesini Artırmak

-Ürün/Hizmet Özelliklerini Geliştirmek

-Düzenleme ve Standartlara Uymak

-Üretim Esnekliğinin Sağlanması

-İşçi Maliyetinin Düşürülmesi

-Malzeme Tüketiminin Azaltılması

-Enerji Tasarrufu

-Çevrenin Korunması

-Müşteri İsteklerinin Değişmesi

-Yenilik Süreci

Yeniliğe başlarken atılması gereken 4 adım bulunmaktadır. Bunlar; farkındalık, mutabakat, strateji ve sistem olarak tanımlanır.

Farkındalık, yeniliğin ne olduğu ve neden önemli olduğunun kurum çalışanları ve yöneticileri tarafından anlaşılmasıdır. Kurum yöneticilerinde ve çalışanlarında yeniliğin, yaşam kalitesi, toplumsal kalkınma ve sürdürülebilirlik açısından önemi konusunda bir bilinç oluşması gerekir.

Mutabakat, tüm kurum yönetici ve çalışanlarının yenilik konusunda çalışmaya dair ortak bir karar alma adımıdır. Yeniliğin önemi ve vazgeçilmezliğinin tüm yönetici ve çalışanlar tarafından kavranmasından sonra, bu yolda elbirliğiyle çalışmak konusunda kurum genelinde söz, fikir ve anlayış birliği oluşturulur.

Strateji, kurumun yenilik konusunda nasıl bir yol izleyeceğini belirleme sürecidir. Yenilik stratejisi ile kurum, sınırlı kaynaklarını nasıl kullanacağını ve nelere yatırım yapacağını belirler. Bu hamleleri yapabilmek için gereken eylemler de stratejinin bir parçasıdır.

Sistem, yenilik döngüsünü yönetmek için kullanılır. Yenilik sistemi ile kurum yönetici ve çalışanları, yeniliğe yönelik fikirler geliştirmekte ve önermekte, yeniliğe yönelik fırsatları yakalamakta, kurum için önemli ve stratejik yenilikleri seçmekte ve seçilen yenilik fikirlerinin gerçekleştirilmesini sağlamaktadırlar.

İşte bu noktada danışmanlığın önemi ortaya çıkar. Bu süreci uzatmadan, ilişkileri yıpranan insan kaynaklarından ziyade deneyimli danışmanların eşliğinde yürütülmesinde yarar vardır.

KOBİ’lere öneriler;

•  Özellikle bilişim teknolojilerinin sağlayacağı  fırsatlar  analiz edilerek, KOBİ’ye uygun çözümler ile işletmeye uygulanmalıdır.

•  Yenilikçilik ve inovasyon örgüt kültürünün bir unsuru haline getirilmelidir.

•  Teknoloji  yatırımlarından yararlanma düzeyi gerek doğru kurulum, gerekse doğru kullanım ile artırılmalı, bunu sağlamak için gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.

•  Ülkemizdeki KOBİ’ler genelde aile şirketi şeklindedir ve yönetimde genelde bu kişiler yer alır. Ancak teknoloji gibi önemli bir konuda tüm kararlar üst yönetime ya da tek kişiye bırakılmamalı eğer mümkünse bu konu ile ilgilenecek bir birim oluşturulmalıdır.

•  İşletme  yönetiminde  geleneksel  yöntemler  terk  edilerek  profesyonel  yöneticilerin istihdam edilmesi gerekmektedir.

•  Devlet tarafından sunulan teşvik ve kredilerden akılcı şekilde yararlanılmalı ve bu konuda bilgilendirmeler yapılmalıdır.

•  İstihdam  edilen  çalışanlara  güçlendirme  uygulamaları  ile  teknolojiye  ve inovasyona uyum kapasiteleri artırılmalıdır.

•  KOBİ’lerin değişime uyum sağlama becerileri güçlendirilmelidir.

Ancak böylelikle yapay zeka, nesnelerin interneti, robot teknolojisi, büyük veri, temassız  iletişim, sanal gerçeklik ile Endüstri 4.0’ın hayata geçtiği günümüz koşullarında KOBİ’lerin ayakta kalmaları mümkün olabilecektir.

 

 

YALIN YAKLAŞIM, YALIN ÜRETİM

 

Yalın düşüncenin temel amacı, değerin hammaddeden başlayarak değer yaratma süreci boyunca hiç kesintisiz akıtılarak, hızla nihai müşteriye ulaştırılmasıdır. Bunu başarabilmek için tüm değer zincirine bir bütün olarak bakmak, israfları yok etmek ve tüm faaliyetleri müşteri için mükemmel değer oluşturmak amacına yönlendirmek gerekir.

Yalın düşüncede israf, ürün veya hizmetin kullanıcısına herhangi bir fayda sunmayan, müşterinin fazladan bedel ödemeyi kabul etmeyeceği her şeydir. Bu nedenle, her türlü israfın (stoklar, beklemeler, gereksiz işler, hatalar, aşırı üretim vb.) yok edilmesi gerekir. Yalın düşünce uygulamalarıyla sistemdeki israflar sürekli olarak azaltılıp, kaynaklar daha fazla değer yaratmaya yönlendirildiğinden, sadece maliyetler düşmez, müşteriler kendilerine daha uygun, daha kaliteli, daha ucuz ürün ve hizmetleri temin edebileceğinden müşteri memnuniyeti artar, piyasa koşullarına uyum esnekliği sağlanır, firmaların kârlılığı ve rekabet gücü artar. Bu durum tüm sektörlere yayıldığında toplumsal zenginliğin artmasına, ülke kalkınmasına katkıda bulunur.

NEDEN YALIN YAKLAŞIM?

Büyüyen ve tatmin eden kâr marjları ile satış yapılabilen pazarlarda şirketler uzun yıllar sadece daha fazla üretebilmeye odaklanmışlardı. Böylece ‘kitle üretimi’ mantığı ortaya çıkmıştı, ekipmanlar büyük hacimli üretim yapmak üzere tasarlanmıştı ve ürün değiştirme süreleri çok uzundu. Oysa, günümüzün küresel rekabet ortamında işletmeler, giderek ihtiyaç değişiklik hızı artmış müşterilere hizmet vermektedir. Müşterileri ister son kullanıcı, tüketici, isterse bir başka üretici/satıcı firma olsun, işletmeler bulundukları pazarda varlıklarını sürdürebilmek için müşterilerinin iyi kalite, düşük fiyat ve en kısa zamanda teslim süresi beklentilerini hızla karşılayabilmek, daha fazla çeşit üründen daha küçük miktarlarda verilen ve anlık olarak değiştirilen siparişlere uyum sağlamak zorundadır. Yalın üretim, sistemlerin süreçlerindeki problemleri ortaya çıkararak ve daha etkin çalışma yollarını göstererek hem firmalar hem de ülke için rekabet avantajı sağlar.

YALIN ÜRETİMİN NERESİNDEYİZ?

Kaynaklar ve gözlemlerimiz, özellikle KOBİ'lerdeki yalın üretim uygulamalarının oldukça sınırlı olduğunu gösteriyor

Söz konusu tekniklerden Hücresel Üretim, Toplam Üretken Bakım (TPM), 5 S gibi tekniklerin biraz daha yaygın olarak uygulandığını söyleyebiliriz.